Bazen sağlık kontrolü için kan almamız gerekir. Test için kan alma işlemine venipunktur denir. Peki kan alma işlemi nasıl gerçekleşir ve kan neden atardamardan değil de toplardamardan alınır?

Kan alma süreci
Öncelikle atardamar ve toplardamarları öğrenelim.
Atardamarlar, kanı kalpten vücudun geri kalanına, özellikle oksijen bakımından zengin kanı taşıyan kan damarlarıdır. Atardamarların oksijence fakir kan taşıması durumunda iki istisna vardır. Birincisi kanı kalpten akciğerlere taşıyan pulmoner atardamar, ikincisi ise kanı fetüsten plasentaya taşıyan göbek atardamarıdır.
Toplardamarlar, kanı vücuttan kalbe geri taşıyan kan damarlarıdır, bu nedenle çoğunlukla oksijence fakir kandır. Oysa akciğer ve göbek toplardamarları oksijence zengin kan taşır. Toplardamarlar ayrıca geri akışı önleyen kapakçıklara sahiptir ve atardamarlara göre daha az kas içerirler.
Venöz kan, intravenöz tedavi, kan testi ve tanı gibi birçok amaçla kullanılabilir.
Venepunktur işlemine başlamadan önce kan alma iğnesi, turnike, numune alma tüpü, el dezenfektanı, alkollü mendil, bandaj, gazlı bez ve kan transfüzyon ekipmanı dahil olmak üzere gerekli tüm malzemeleri hazırlamak önemlidir.
Öncelikle hasta kolunu düzeltir, turnike enjeksiyon iğnesinin bulunduğu yerden 7-10 cm yukarıya bağlanır. Sağlık çalışanının bir damarı tespit etmesi gerekiyor. Yetişkinlerde en sık görüleni dirsek orta damarıdır. Bu büyük damar kan alımını kolaylaştırır ve kan düzgün alındığında iyi sonuçlar verir.
Neden atardamardan değil de toplardamardan kan alıyoruz?
Fiziksel olarak damarlardan kan almak nispeten daha kolaydır çünkü deri yüzeyine yakın yerleşmişlerdir. Bu arada atardamar daha aşağıda yer aldığı için kan almak hasta için daha zor ve ağrılı olacaktır.
Ayrıca toplardamardaki basınç atardamardakinden daha düşük olduğundan, yara iyileşmeden kanın geri akma ihtimali daha düşüktür.